GiDen KaLan!



Giden ardına bakmaz,kalan gideni dert etmez derler.Eger bu söz dogruysa neden her gitmenin ardından tarifi imkansız bir acı olur insanın yüreginde?
Neden hasretler özlemler vardır?
Bazen kalan , bazen giden ,bazen herikiside acı çeker.Ben gidenmiyim ,kalanmıyım bilmiyorum.
Ama galiba herikiside benim çünkü çok acı çekiyorum:(
Bazen ağlamak mümkün olmasada içimde bir sancı olur.
Ama nerdedir?
Bulamam  çözemem anlayamam(
Ama ben hem gidenim hem kalanım:(


SideLya




Yorum (2) Yorum yaz!

Gitttttt



Git iş işten geçmeden çok geç olmadan vakit
Günahıma girmeden katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar

Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.


Hadi git benden sana dilediğince izin
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysa ki hep yedekte hep elde var saymıştın.

Hadi git ne bir adres ne bir hatıra bırak
Zannetme ki pişmanlık mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez
Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.

Her darbene tehammül edecektir bedenim
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var ne de mektuba hacet
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ bu düğüm
Her gece daha berbat daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum;
Sırf sana üzülüyor sırf sana acıyorum.

Git iş işten geçmeden çok geç olmadan vakit
Günahıma girmeden katilim olmadan git!





(Git Gidebildiğin yere kadar Çöl Rüzgarı )
(bu sana son sözum)

Yorum (4) Yorum yaz!

Aşk..

 

 



Dikensiz gül gibi görsede gönül,
Ümidi aciyla bilemektir ask.
Kapaninca birgün bütün kapilar,
Vuslati ahrette dilemektir ask.

Kıvrımlı, upuzun öyle bir yol ki,
Asirlar,içinde noktadir sanki.
Belki Züleyha’dir,Yusuf’tur belki,
Belki de beyhude bir emektir ask.

Aça dursun bir gül hasret çölünde,
Bülbülün nabzidir atar gülünde,
Göçmen kus misali yarin gönlünde,
Birkaç günlügüne tünemektir ask.

Kursun geçmez,kılıç kesmez hasreti,
Yasamayan anlatamaz gurbeti,
Bazen bir ömürdür askin diyeti,
Eceli yürekte belemektir ask.

Âsigin her zaman böyledir hali,
Mecnun’u var eden Leylâ hayali,
Bîsütün önünde Ferhat misali,
Daglari kalburla elemektir ask.

 yunus kara

Yorum (7) Yorum yaz!

Yaşama Sevinci

 


Halimi kime şikâyet edeyim
Gönül bahçem viran olmuş
Kalpler kırdım, kırıldı kalbim
Hakikat kimde bilmez dilim


Yokuşlar büyür gider gözlerimde
Ufuklar umutsuz, çaresizlik içimde
Yüreğimdeki ateşler erir gönlümde
Küllerim de ağlar toz bulutları içinde


Ağlamaklı bakışlarla yüreğimi kucaklar
Yaşama sevincim uzaktan bana el sallar
Kalbim çaresiz ve umutsuz seni sayıklar
Acıtır yüreğimdeki alnımdaki derin çizikler


Ah dünya zalim dünya çek ellerini üzerimden
Alacağın bir şey kalmadı cansız bedenimden
Kalleşlikler de vurmuyor artık şerbetliyim ben
Artık nereden vurursan vur acı bir hayalim ben

Yedi Hüzün

(Ya arkadaşlar bana muzık uplan etme adresi verebilirmisiniz ama mediasıda olan bi yer)
Foruma gitmek için tılayın!

                                                             

Yorum (12) Yorum yaz!

taş kalpli




Merhametsiz, acımasız insanların kalbini tarif ederken kullanırız bu deyimi.
Taş...
Bu kadar sert katı göründüğü için mi bu deyimin içindedir?
Gerçekten ruhsuz, cansız bir varlık mıdır Taş?...
Duyguları yok mudur? Korkmaz mı kimseden, ses vermez mi sese?
Bu deyimle anlatılan insanlar keşke Taş kalpli olabilseydi...
Onlar ki; hissetmezler Nebi (s.a.v.) varlığını.
Taş, hisseder bilir eline alınca Resul (s.a.v.) tesbih eder Rabbini.
Onlar ki kapalıdır gönül perdeleri içeri sızmaz ilahi buyruk,
Taş, Peygamber duasıyla çatlar susuzluğu giderir.
Onlar ki; korku duymazlar Rablerinden, çekinmezler gazabından,
Taş, Allah korkusuyla dağlardan yuvarlanır, Başını eğer, çatlar parçalanır.
Onlar ki, işledikleri günahlar yüzünden yüzleri kızarmazken,
Taş, Hacer’ül Esved olup rengini değiştirir bizlerin günahından.
Onlar ki; kendilerine apaçık delillerle gelen Peygamberlere şüphe ile yaklaşırken,
Taş, Peygambere delil, mucize olacak dişi deveye gebedir.
Onlarca değerli maden varken, Taşa nasip oldu Mevla’mızın evinin yapısını oluşturmak.
Şimdi yoklayalım yüreğimizi taşlaşmış mı? Taşın yürekliliğini öğrendikten sonra kolayca taş kalpli diyebileceğiz mi merhametten nasibi olmayan insanlara?
Taş kalpli olabilseydim eğer, Rabbimin adını duyduğumda titrerdi yüreğim, Korkusundan çatlayacak gibi olurdu. Haşyetinden yuvarlanırdım. O emretti diye, yolunda unufak olur, topraklaşırdım.
Keşke diyorum şimdi keşke...
Taş kalpli olabilsem...


 (alıntı)

Yorum (16) Yorum yaz!